fbpx

İtalya’nın Tarihi (Modern Zamanlar)

İtalya’nın modern tarihi. Bu yazımda İtalya’nın 1900’lerden günümüze kadar olan tarihini kısaca özetliyorum. Sicilya depremi, Libya’yı ele geçirişleri, Mussolini, Faşist hareket, Lateran Antlaşması, güney İtalya’nın fakirliği, tahıl savaşı, 2. Dünya Savaşı, Marshall yardımı, reformlar, ekonomik patlama gibi konulardan bahsederek İtalya’nın tarihi hakkında temel gelişmeleri aktarmış oluyorum.
1908 yılında Sicilya‘da bir deprem felaketi yaşandı. Sicilya ve Messina‘da yaklaşık 75.000 kişi hayatını kaybetti. 1911-1912’de İtalyanlar Libya‘yı ele geçirdi.

Savaştan sonra İtalya, Trieste ve Güney Tirol‘ü kazandı. Ancak İtalyanlara Dalmaçya sahilinin bir kısmı da vaadedilmişti. Ayrıca Amerikalılar Londra antlaşmasını imzalamamıştı ve onun koşullarına uymayı reddettiler. Sonunda Dalmaçya sahili Yugoslavya’ya geçti. İtalyanlar ayrıca Londra antlaşmasında kendilerine böyle bir söz verilmediyse de Fiume adındaki Adriyatik limanını istediler. Ancak Fiume onlara verilmedi. İtalyanlar Avusturya ile yapılan nihai barış antlaşmasında hüsrana uğramışlardı ve kendilerine böyle davranılmasına çok kızıyorlardı. 1919’un Eylül’ünde Gabriele D’Annunzio adında bir şair (ki ayrıca bir askerdi) İtalyan hükümetini dikkate almayarak Fiume‘yi almaya karar verdi. Bir yıldan fazla bir süre için işgal edecek olan 2000 İtalyan milliyetçisi ile şehri işgal etti. Son olarak Aralık 1920’de İtalyan Başbakanı Giolitti orduyu yolladı ve D’Annunzio teslim oldu. İtalya, 1924’te Fiume‘yi topraklarına kattı.

1919’da Mussolini Faşistler’i kurdu. Faşistler grev kırıcı ve kundakçı görevi gören eşkiyalardı. Ayrıca Sosyalistleri dövüyor ve onları hintyağı içmeye zorluyorlardı. Faşistler, kanunu ve düzeni yerleştirmek ve İtalya’yı komünizmden kurtarmak için hareket ettiklerini iddia ediyorlardı.

Faşist hareketi hızla büyüdü ve Mayıs 1921’de 35 faşist milletvekili seçildi. Son olarak Ekim 1922’de Napoli‘deki geniş katılımlı gösteride Faşistler Roma’ya yürümek ve zorla iktidarı almak talebinde bulundular. Böylelikle bir Faşist birlik 28 Ekim 1922’de Roma‘ya yürüdü (Mussolini ise bir şeyler yanlış gidebilir düşüncesiyle Milano‘da kalmıştı). Önceleri kral Faşistlere karşı direnebilmek için orduyu kullanmayı planladı. Ancak son anda fikir değiştirerek İtalya’yı sıkı yönetime sokacak emri imzalamayı reddeti. Bunun yerine Mussolini‘yi başbakan olmaya davet etti. Mussolini görevi almak için 29 Ekim 1922’de Milano‘dan Roma‘ya yolculuk yaptı. Mussolini, her ne kadar ilk kabinesi Faşistlerden ve diğer partilerin üyelerinden oluşuyorsa da İtalya’daki hakimiyetini giderek güçlendirdi. Mussolini 1923’te bir ‘yardımcı’ ordu olarak Faşist milisleri kurdu. Ayrıca ilkokullarda dini eğitimi mecburi kılarak Roma Katolik Kilisesi’nin desteğini kazandı.

Ancak şimdi Mussolini bir krizle karşılaştı. Her nasılsa muhalefet sadece parlamentodan milletvekillerini çekmekle zayıf bir cevap verdi. Mussolini giderek daha yalnız hale geldi ve basından saldırılarla karşılaştı. Son olarak 3 Ocak 1925’te, Mussolini, rakibinin iddialarını ispatlamaya çağırdı. Bir konuşmasında ‘Tüm olanlar için ben ve sadece ben, politik, moral ve tarihsel tüm sorumlulukları üzerime alıyorum’ dedi. Muhalifleri buna karşılık hiçbir şey yapmadılar.

Son olarak 1929’da Faşistler Roma Katolik Kilisesi ile Lateran Antlaşması adında bir anlaşma yaptılar. Vatikan egemen bir devlet haline geldi ve İtalya’da dini eğitim zorunluluğu ortaokullara kadar genişletildi. Papa ilk kez İtalya krallığını tanıdı ve Roma’nın artık İtalya başkenti olduğunu kabul etti.

1930’larda İtalya dünyadaki bunalımdan zarar gördü. Faşistler kamu harcamalarını arttırarak cevap verdiler. Yeni kamu binaları dikildi. Yollar ve diğer kamu işleri yapıldı. Buna rağmen güney İtalya çok fakirdi. Güneyin problemleri Faşist rejim tarafından örtülse de suç, yaygın olarak kaldı. 1925’ten sonra Mussolini, İtalya’nın tahılda kendi kendine yeter hale gelmesi için kampanya başlattı. Tahıl savaşı denen bu savaşta başarıya ulaşıldı ve tahıl üretiminde artış oldu. Ancak İtalyan topraklarının önemli bir kısmı buğday yetiştirmeye uygun değildi. Zeytin ve üzüm yetiştirmeye daha uygundu. Yine de bir kısmı ekonomik değeri olmayan buğday için kullanıldı.

1939’da İkinci Dünya Savaşı başladığında İtalya tarafsız kaldı. Ancak 1940’ta Almanya, Norveç, Hollanda, Belçika’yı aşarak Fransa’yı istila etti. Mussolini, adeta bir akbaba gibi, denizaşırı topraklar alabilmek umuduyla 10 Haziran 1940’ta İngiltere ve Fransa’ya, savaş açtı. Ancak İtalyan kuvvetleri Fransa’ya saldırdığında Fransız ordusu onları körfezde kolaylıkla tutabildi.

Mayıs 1941’de, İngilizler Etiyopya’yı İtalyanlardan özgürleştirdi. Kasım 1940’ta İngilizler Taranto’da İtalyan donanmasını tamamıyla yendiler. İtalya’nın gücü tükenmişti. Mussolini’nin aptal ‘yeni Roma İmparatorluğu’ hayali artık sıradan İtalyan askerlerinin ilgisini çekmiyordu. 1940’dan sonra İtalya, hava saldırılarından daha fazla zarar görmeye başladı. 1943’te, İtalya’nın endüstriyel üretiminin %60’ı bombalamalarda imha edilmişti.

İtalya 8 Eylül 1943’te pes etti. 9 Eylül’de müttefikler Salerno’ya ayak bastılar. Daha sonra Almanlar İtalya’ya askerlerini yığdı. 11 Eylül’de Roma’yı aldılar. Ayrıca Mussolini’yi kaçırdılar ve onu kuzey ve orta İtalya’nın, kendi deyişleriyle Salo Cumhuriyetinin kukla lideri yaptılar.

Güney İtalya’nın kontrolü Müttefiklerdeydi ancak onlar ağır ilerlediler. Mayıs 1944’te Monte Cassino’daki manastırı ele geçirdiler ve 4 Haziran 1944’te Roma’ya girdiler. Bu arada Almanlar kuzeye doğru çekildi. Müttefik ordusu gibi Almanlar da kendi cephelerinin gerisinde aktif İtalyan partizanlarıyla karşı karşıyaydılar. Partizanlar 1945’te Milano, Torino ve Cenova’yı kurtardı. Ayrıca Mussolini’yi ele geçirdiler ve 28 Şubat 1945’te onu vurdular. Kuzey İtalya’daki Alman ordusu 2 Mayıs 1945’te teslim oldu.

Artık yeniden inşa süreci başlamıştı. Mayıs 1946’da İtalya Kralı Victor Emmanuel oğlu adına tahttan feragat etti. Ancak 2 Haziran 1946’da bir referandum yapıldı ve İtalyanların çoğunluğu cumhuriyetten yana oy kullandı. Seçimlerin yapıldığı günle aynı günde yeni bir anayasa yapmak üzere bir kurucu meclis toplandı. 1 Ocak 1948’de devreye girdi. İtalya’nın ilk başkanı Luigi Einaudi oldu.

1949 ile 1953 arası İtalya, Amerika Birleşik Devletleri’nden Marshall yardımı aldı. 1950’ler ve 1960’ların başlarında İtalya bir ‘ekonomik mucize’ye sahne oldu. İtalyan endüstrisi patladı ve yaşam standartları çok hızlı bir şekilde yükseldi. Ancak İtalya’nın güneyinde kalıcı bir fakirlik vardı ve güney İtalyanlar iş bulabilmek için kuzeye göç etti. 1960lar boyunca yaşam standartları yükselmeye devam etti. Buna rağmen on yılın sonunda İtalya’da huzursuzluklar başladı. 1967-1968’de İtalyan üniversitelerinde gösteriler ve oturma eylemleri vardı. 1968-1969’da kuzeyde işçi huzursuzlukları başladı ve bir çok grev yapıldı.

1970’lerin başında ücretlerin hızla artmasıyla İtalya’daki işçi huzursuzlukları azaldı ve hükümet bazı reformlar yaptı. (1965’te evlerin %50’inden azında bir TV vardı. 1975’te bu rakam %92’ye çıktı). Başka reformlar da yapıldı. 1970’te boşanmaya izin veren bir kanun çıktı. Bu yasa, 1974’teki bir referandumla onaylanmıştı.)

İtalya, 1970’lerde maalesef hem sağ hem de sol kanadın terörizminden çok çekti. 1978’te sol kanat teröristleri, Hristiyan Demokratların lideri Aldo Moro‘yu kaçırdılar ve öldürdüler. 1980’de faşistler tarafından konulan bir bombanın patlamasıyla, Bologna tren istasyonunda 84 kişi öldü. Neyseki 1980’lerin başında terörizm düşüşe geçti. İtalya, dünyanın geri kalan ülkelerinde olduğu gibi bir durgunluk yaşadı. Durgunluk, ancak 1983’te sona erdi ve o on yıl, herkes için olmasa da çoğu İtalyan için zenginlik getirdi. Güneydeki fakirlik devam etti.

Bugün İtalya’nın kuzeyi endüstride oldukça ileridir, güney ise hala nispeten fakirdir. İtalya, ayrıca önemli bir balıkçılık endüstrisine sahiptir. Şarap da önemli bir ihracat kalemidir. Ancak son yıllarda turizm, eğitim ve finans gibi hizmet endüstrileri en önemli endüstriler haline gelmiştir. Günümüz İtalya’sının nüfusu 61 milyondur.

İşte İtalyanın tarihinden üçüncü kesiti sunduk.

İtalyanın tarihi ile ilgili olarak 2 yazı daha var. Bu yazılara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

İtalya’nın Tarihi (Antik dönemden Rönesans’a kadar)

İtalya’nın Tarihi (Rönesans’tan modern zamanlara kadar)

 

Bir cevap yazın