fbpx

İtalya’nın Tarihi (Antik dönemden Rönesans’a kadar)

İtalya tarihi. İtalya’nın yakın veya uzak tarihi öylesine karışık ki! Değil anlatmak, anlamak bile zor. İtalya topraklarında yaşanan inişler, çıkışlar, sonu gelmeyen istilalar, savaşlar, bölünmeler ve kültürel adaptasyonlar hakkında biraz daha bilgi edinelim ki 1861’e kadar neden birleşik bir ‘İtalya’ devletinin olmadığını daha iyi anlayalım. İtalya tarihi kısaca anlatılacak birşey değil, o yüzden yazımızı parçalara ayırdık. Bu yazıda Rönesans’a kadar olan dönemi inceliyoruz.

İtalya’nın kısa bir tarihçesi

Antik İtalya

Etrüskler

İtalya’daki ilk uygarlık M.Ö. 800 civarında orta İtalya’da baş gösteren Etrüsklerdi.

Etrüskler şehirlerini karelere bölmek suretiyle yaptılar. Bu şehirlerin bazıları hala ayaktadır (Arezzo, Chiusi, Cortona, Perugia ve Cerveteri gibi).

Etrüskler ayrıca bataklık kurutabilen ve yollar yapabilen mühendislerdi. Ayrıca iyi sanatçılardı. Etrüskler toprak heykeller yaptılar ve bronzla çalıştılar. Zanaatkârları altın ve gümüşten takılar yaptılar. Etrüsk sanatçıları, zenginlerin mezarlarının duvarlarına resimler (freskler) yaptılar. Ayrıca çanak çömlek boyadılar.

Üst sınıf Etrüskler bir avlu etrafında düzenlenmiş, çok odalı, harika evlerde yaşadılar. Lüks mobilyaları vardı. Fakir Etrüskler ise, ahşap ve tuğladan yapılmış, basit kulübelerde yaşadılar.

Etrüskler ticaret yaptıkları Yunanlılardan etkilenmişlerdi.

Yunanlılar M.Ö. 750 civarında Napoli Körfezindeki Ischia adasında bir koloni kurdular. Daha sonra Sicilya’da Catania ve Messina gibi koloniler oluşturdular. Ayrıca kıta İtalya’sına Reggio Calabria gibi koloniler kurdular.

M.Ö. 600’de Etrüskler, Roma dahil olmak üzere, merkez İtalya’nın yönetimine geldiler. Ayrıca güçlü bir donanmaları vardı. Ancak M.Ö. 510’da Romalılar isyan ettiler ve giderek Etrüsk topraklarında ilerlediler. Son Etrüsk şehri M.Ö. 265’te Romalıların eline geçti.

Roma’nın Yükselişi – İtalya tarihçesi

M.Ö. 8. yüzyılın ortalarında Roma‘da bir yerleşim mevcuttu. M.Ö. 6. yy.da Etrüsk krallarınca yönetildi. Krallara, içinde Romalı aristokrat ve soyluların bulunduğu senato danışmanlık yapıyordu. Ancak M.Ö. 510’da Romalılar isyan ettiler ve son kral Tarquinius Superbus‘u sürdüler. Devamında Roma, konsül denilen ve senatörler içinden seçilen iki memur tarafından yönetildi. Konsüller bir yıl süreli olarak hizmet ettiler.

Romalı çalışan sınıflara pleb (İng. plebeian) deniyordu. 6. yy.da bu iki sınıf arasında rekabet vardı. En sonunda M.Ö. 494 yılında plebler Roma’yı terkettiler ve Aventine tepesinde kendi yerleşimlerini kurdular. Soylular onları geri kazanabilmek için ayrıcalık vermeye zorlandılar.

Daha en başından beri, Roma, saldırgan ve yayılmacı bir devletti. Romalılar önce merkez İtalya’yı ele geçirdiler. 396’da önemli Etrüsk şehri Veii‘yi fethettiler. Ancak 390’da Galyalılar Roma‘yı ele geçirip yağmaladılar. Roma tekrar ayağa kalktı ve güney İtalya’yı fethetti. M.Ö. 272 itibarıyla neredeyse tüm güney İtalya Roma‘lıların eline geçmişti.

Roma daha sonra Kartacalılarla çatışmaya girdi. Lübnan’lı Fenikeliler Kuzey Afrika’da Kartaca adını verdikleri bir koloni kurdular. O zamanlar Kartaca Kuzey Afrika, Sardunya, Korsika ve İspanya’nın bir kısmına hükmedecek kadar güçlü hale gelmişti. Roma ve Kartaca arasındaki bu savaşlara Punik (Kartacalıya ait) savaşları denir. İlki M.Ö. 264’ten 241’e kadar sürdü ve temelde bir deniz savaşıydı. Romalıların Sicilya’yı ele geçirmesiyle sonuçlandı. Hemen sonra Sardunya ve Korsika’yı da ele geçirdiler.

İkinci Punik Savaşı M.Ö. 218’den 202’ye kadar sürdü. 218’de Hannibal İspanya’dan fillerin de dahil olduğu büyük bir orduyla güney Fransa ve Alplerin üzerinden İtalya’ya yürüdü. Romalıları M.Ö. 218’de Ticinus ve Trebia‘da, 217’de Trasimeno Gölünde ve 216’da Cannae‘de yenilgiye uğrattı. Ancak Hannibal’in elinde Roma‘yı tamamıyla yokedecek kaynaklar yoktu ve Romalılar Kuzey Afrika’ya bir ordu gönderdiler. Scipio liderliğindeki Romalılar M.Ö. 202’de, Zama‘da kesin bir zafer kazandılar.

Öte yandan Romalılar kuzeye doğru genişlediler. Kuzey İtalya’da Keltler vardı, ancak Romalılar onları yavaş yavaş fethettiler. M.Ö. 90 itibarıyla tüm Kuzey İtalya Romalıların elindeydi. Romalılar Makedonyalılarla bir dizi savaşa giriştiler. Savaşlar M.Ö. 148’da, Macedon, bir Roma şehri olduğunda sona erdi. Bazı Romalılar bu başarılı savaşların sonucu olarak çok zengin oldular. Bundan başka, savaş tutsakları köle yapıldılar ve dolayısıyla Roma topraklarına büyük bir köle akışı oldu. Bazı varlıklı Romalılar büyük malikanelerde köle işçi kullanarak servet sahibi oldular. Ancak birçok köylü toprağı terkedip şehre taşınmaya zorlandı. Neyseki onlar için bir çok iş vardı. Roma daha zenginleştikçe yollar ve tapınaklar yapıldı. Ancak olağanüstü sosyal değişimler Roma’da bir çok karışıklıklığa neden oldu.

Bu arada köleler bazen isyan ettiler. Sicilya’daki kölelerin isyanıyla başlayan ilk isyancı savaşı M.Ö. 135’den 132’ye kadar sürdü. Sicilyalı köleler M.Ö. 103’te tekrar isyan çıkardılar, ancak M.Ö. 99’da yerle bir edildiler. Son olarak Spartacus M.Ö. 73’te İtalyan kölelerin başına geçti. Ancak M.Ö. 71’de isyan bastırıldı. M.Ö. 91-89 Sosyal Savaş’ta Romalı olmayan İtalyanlar Roma’ya başkaldırdı. Cornelius Sulla liderliğindeki Romalı askerler isyanı ezdi. Bütün bunlara rağmen M.Ö. 89’da tüm özgür İtalyanlara Roma vatandaşlığı verildi.

M.Ö. ilk yy.da Roma cumhuriyeti yavaşça çökmeye başladı ve güç giderek başarılı generallerin eline geçti. Olağanüstü durumlarda Romalılar bazen gücü, geçici bir diktatöre verdiler. M.Ö. 83’te Sulla, kendini diktatör yaptı. M.Ö. 80’e kadar yönetti. Daha sonra M.Ö. 67’de diğer bir güçlü general olan Gnaius Pompey, Akdenizdeki korsanlara karşı başarılı bir savaş açtı. M.Ö. 66-62 yılları arasında Türkiye, Suriye ve çevre bölgeleri Roma İmparatorluğuna kattı. M.Ö. 60’ta Crassus ve Julius Caesar’la (Jül Sezar) üçlü otorite oluşturdu. Bu triumvirlik sadece bir yıl sürdü, ancak M.Ö. 56’da yenilendi. Ancak Crassus M.Ö. 52’de ölünce Pompey tek konsül seçildi.

Bu arada triumvirliğin üçüncü üyesi olan Julius Caesar Galya’yı fethetti. Askeri zaferleri, onu kendi adamları içinde çok popüler yaptı. Ancak M.Ö. 49’da Senato, Caesar‘ın ordu komutasını bırakıp Roma’ya askersiz olarak dönmesi kararını verdi. Caesar bunu reddetti ve aksine Roma’ya yürüdü. Şehri savunacak birlikleri olmayan Pompey, Yunanistan’a, ordu toplamaya gitti. Caesar onu kovaladı ve yendi. Pompey Mısır’a kaçtı ve orada öldürüldü. Julius Caesar M.Ö. 44’te, suikaste uğrayana kadar Roma’nın diktatörü olarak kaldı. Onun ölümünden sonra başka bir triumvirlik iktidara geldi. Bu üçlü Marcus Antonius, Marcus Lepidus ve Julius Caesar‘ın büyük yeğeni Gaius Octavius‘tan oluşuyordu. M.Ö. 36’da Lepidus azledildi ve sonra Octavius ile Antonius da iktidardan düştüler. Octavius, M.Ö. 31’de Actium deniz savaşında Antonius‘u yendi. Octavius ilk Roma İmparatoru oldu. M.Ö. 27’de Augustus ünvanını aldı. Roma cumhuriyeti bir sona gelmişti.

Roma İmparatorluğu yönetimindeki İtalya – İtalya tarihçesi

Augustus, senatoyu korudu, ancak gerçek güç kendindeydi. Orduyu ve sivil hizmetleri kontrolüne aldı. Augustus, Roma İmparatorluğunun düzenini restore etti ve M.S. 14’te öldüğünde barış ve zenginlik vardı. Sonra üvey oğlu Tiberius geldi (M.S. 14-37). Sonraki imparator Gaius veya Caligula, öyle kötü yönetti ki kendi özel birlik muhafızı tarafından suikaste uğradı (M.S. 37-41). Sonrasında amcası Claudius iktidara geldi (M.S. 41-54). Onun hükümdarlığında Romalılar İngiltere’yi fethetti. Sonra Nero geldi (54-68). Vespasian (69-79), Roma’daki ünlü Kolezyum’u inşaa ettirdi ve Trajan (98-117) ve Hadrian (117-138) döneminde Roma İmparatorluğu zirveye ulaştı.

212’de imparator Caracalla, imparatorluktaki tüm özgür insanlara Roma vatandaşlığı tanıdı. O sıralarda Roma İmparatorluğu inişe geçmeye başlıyordu. İmparator Severus Alexander 325’te öldürüldüğünde onlarca yıl politik dengesizlikler oldu. 235 ve 284 yılları arasında 22 imparator vardı. Komuta ve refah, Diocletian (284-305) tarafından geçici olarak restore edildi. 305 yılında tahttan feragat etti ve o sırada iktidar için kavga vardı. Constantine, 306’da imparator ilan edildi, ancak 324 yılına kadar imparatorluğu tamamen kontrolü altına alması mümkün olmadı. Constantine, Hristiyanlığı tolere eden bir politika izledi. 337’de ölüm döşeğinde vaftiz edildi. Diocletian, imparatorluğu batı ve doğu olmak üzere ikiye böldü. Constantine 324’te onları birleştirdi, fakat ölümünden sonra tekrar ayrıldılar. Giderek ikisi arasında daha az işbirliği olmaya başladı. Batı Roma İmparatorluğunda azgın bir enflasyon ve acımasız bir ekonomik düşüş vardı. Bu arada sınırın ötesindeki Germanik aşiretler giderek güçleniyorlardı.

5. yüzyılda Roma İmparatorluğu yavaş yavaş çöktü. 406-407’de Germanlar Galya’yı istila etti ve Roma ordusu İngiltere’yi terketti. 410’da Alaric (Got) Roma’yı ele geçirdi. Buna rağmen Roma İmparatorluğu bir zaman sonra tekrar kurtuldu. Ancak 429-430’da Vandallar denen insanlar İspanya’dan Kuzey Afrika’ya geçtiler. Bunun ciddi sonuçları oldu, çünkü Romalılar hububatı oradan elde ediyorlardı. Daha da kötüsü, 455’te Vandallar Roma’yı yağmaladılar. Son olarak 476’da son Roma imparatoru tahttan indirildi ve Odoacer denilen bir Germen kendini İtalya’nın kralı ilan etti.

Orta Çağ’da İtalya – İtalya tarihçesi

Ancak bir çok insan için hayat normal şekilde devam ediyordu. Germanik krallar Roma kültürüne ve kanunlarına saygı duydular. Odoacer‘den sonra 493’te Ostrogot Theodoric geldi. 526’ya kadar hüküm sürdü ve hükümdarlığı süresince İtalya’daki Germenler ve Romalılar, birlikte, barış içinde yaşadılar. Bu sırada Roma İmparatorluğu’nun doğu yarısı hala serpilmeye devam ediyordu. Artık Bizans İmaparatorluğu adıyla anılıyordu. 535’de Bizans imparatoru Justinian, generali Belisarius komutasındaki ordusunu İtalya’ya gönderdi. Böylece İtalya’nın çoğunu harap eden uzun bir savaş hali başladı.

Belisarius, İtalya içinden kuzeye yürüdü ve 540’ta Ravenna‘yı ele geçirdi. Ancak Gotlar, liderleri Totila (541-552) komutasında, İtalya’nın çoğunu tekrar ele geçirdiler. Sadece Ravenna ve bazı diğer kıyı kasabaları Bizanslıların ellerinde kaldı. Sonra sarkaç diğer yönde sallandı. 562’de, Bizanslılar, generalleri Narses komutasında İtalya’nın tamamını tekrar geri aldılar. Daha sonra 568’de Lombardlar denen insanlar kuzey İtalya’yı istila ettiler. Lombardlar, liderleri Authari (584-590) ve Agilulf (590-616) yönetiminde güneye kadar savaştılar ve Bizanslılar tarafından Ravenna‘dan Roma‘ya olan bir çizgi üzerinde durdurulabildiler. Lombardlar giderek yerli İtalyanlarla evlilikler yaptılar ve ayrıca İtalyan geleneklerini ve İtalyan dilini de benimsediler.

751’de Lombard kralı Aistuff, Ravenna‘yı aldı ve Roma‘yı tehdit etti. Papa Franklardan yardım istedi. Liderleri Pepin III komutasında, Franklar kuzey İtalya’yı istila ettiler. Lombardları yendiler ve Pepin, Ravenna‘yı ve orta İtalya’da bulunan bazı toprakları papaya verdi. Böylece Papa orta İtalya’da kendi devletinde iktidara geldi. Sonra Franklar geri çekildi, fakat 772’de tekrar İtalya’yı istila ettiler. Bu sefer Lombard krallığını ele geçirdiler. Frankların lideri Şarlman (Charlemagne), papanın orta İtalya’daki hükümdarlığını onayladı. 814’te Şarlman öldükten sonra Almanya’nın imparatorları İtalya’yı yönetmeye devam ettiler ve kendilerine kral diyorlardı. Ancak güçleri azdı ve 10. yy.da İtalya ‘krallığı’ yıkıldı. Son olarak 1024’te Pavia halkı kraliyet sarayını yaktı. Bu İtalya’nın Germen ‘krallarının’ sonunu simgeliyordu.

11. yüzyıl boyunca güney İtalya’nın kontrolünü Normanlar aldı. 1061-1091’de Sicilya’yı fethettiler ve 12. yy.da Sicilya’da ve güney İtalya’da güçlü bir şehir kurdular. Bu arada İtalya krallığının çöküşü bir çok şehir-devlet oluşumuna neden oldu. 11. ve 12. yüzyıllarda Akdenizde ticaret patladı ve kuzey ve orta İtalya’daki şehirler zengin ve önemli hale geldiler. Ayrıca bağımsızdılar. Ancak güneyde Normanlar şehirlerin otonom hale gelmesini engelliyordu.

12. yy.da Alman imparator Frederick Barbarossa, kuzey İtalya şehirlerinde Alman otoritesini inşa etmeyi denedi. 1162’de Milano‘yu yerle bir etti. Bunun bir sonucu olarak kuzey İtalyanlar ona karşı Lombard Ligi’ni kurdular. Barbarossa 1174’te İtalya’yı işgal etti ancak 1176’da ordusu Legnano savaşında ciddi bir yenilgi aldı. Barbarossa 1183’te Peace of Constance ile kuzey İtalya şehirlerinin bağımsızlığını kabul etmeye mecbur kaldı. Frederick Barbarossa 1190’da öldü. Halefi Henry VI, Sicilya’yı Normanlardan aldı. Ancak Almanlar Sicilya’yı uzun süre elinde tutamadı. 1266’da Fransızlar Sicilya krallığını fethettiler (güney İtalya’dan büyük bir parçayı ve adayı kapsıyordu) Ancak 1282’de Palermo halkı isyana kalkıştı. Aragon’lu (Kuzey İspanya’da bir krallık) Peter, daha sonra Sicilya adasını aldı, böylece bir süre anakaradan bağımsız hale geldi.

Bu arada kuzey İtalya şehirlerinin nüfusları hızla arttı. Ticaretleri ve zenginlikleri de. Kuzey İtalya şehirlerinin yükselişi 1348’deki, nüfusun yaklaşık üçte birini öldüren Kara Ölüm denen veba salgını felaketi ile geçici olarak kesintiye uğradıysa da yine toparlandılar ve 14. yüzyılın sonuna doğru İtalyan tarihinde yeni bir sayfa açıldı.

İşte İtalyanın tarihinden ilk kesiti sunduk.

İtalyanın tarihi ile ilgili olarak 2 yazı daha var. Bu yazılara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

 

İtalya’nın Tarihi (Rönesans’tan modern zamanlara kadar)

 

İtalya’nın Tarihi (Modern Zamanlar)

 

 

Bir cevap yazın